Özel Arama
. .
.

Güneş enerjisi ne işe yarıyor ?

26/8/2008
Güneş ülkesi Türkiye'de güneş enerjisi teknolojisi, su ısıtma düzeyinde kullanılıyor. TÜBİTAK, "Türkiye'nin güneşten enerji üretme hedefi ve bütçesi yok" diyor. Oysa AB ülkeleri 2020 yılına kadar enerjisinin yüzde 20'sini yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı amaçlıyor.

TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tırıs, "Şu anda Türkiye güneşten su ısıtır durumda. Onun ötesindeki bir teknoloji üretime geçebilmiş değil. Güneş enerjisinde gidilecek çok yol var, alınacak tedbirler ve bu alandaki faaaliyetlere ayrılacak bir bütçe talebi var" dedi.

TÜBİTAK, 90'lı yıllardan bu yana güneş enerjisi üzerine çalışmalar yapıyor.

Tırıs, "Bizim burada yaptığımız çalışma temiz kaynaklardan hidrojen üretip kullanımını sağlayabilmeye yönelik bir demonstrasyon projesi. Bu arkamızda gördüğümüz tesis bununla ilgili. Güneş ve rüzgar enerjisi kullanarak hidrojen üretiminni sağlandığı bir demonstrasyon projesi" diye konuştu.

TÜBİTAK Marmara Araştırmalar Merkezi'nin bahçesindeki 145 güneş paneli, saatte 13 kilowat enerji üretebiliyor. Bu paneller 13 evin bir günde tükettiği enerjiyi 1 saatte üretebiliyor, ancak teknolojisi alternatiflerinden daha maliyetli.

Tırıs, "Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, biyokütle gibi hatta jeotermal enerji gibi kaynaklar çok daha ekonomik hale geldi. Ancak güneş enerjisi hala bu sınırın biraz üzerinde yani petrolün biraz daha pahalı olması lazım ki güneşten elde edilen elektrikle başabaş noktada olsun" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin güneş enerjisinden elektirik üretimi 2 megawat düzeyinde. Toplam kurulu güç ise 40 bin megawat. Güneş enerjisi üretim düzeyi güneşi bu kadar bol olan bir ülke için düşük kalıyor.

Tırıs, "Toplu olarak AB hedefi 2020'de yüzde 20'lik bir toplamın yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanması hedefleniyor. Buna benzer bir hedefin Türkiye'de de konulması, jeotermal ve rüzgar enerjisinden daha fazla faydalanılarak yenilenebilir enerji portföyümüzü geliştirmemiz lazım. Türkiye'de rüzgar, güneş ve jeotermal de enerji var. Türkiye için de böyle bir hedef konulursa Türkiye'nin çok daha iyisini gerçekleştirmesi lazım" şeklinde konuştu.

TÜBİTAK'a göre, güneş enerjisi teknolojisinin Avrupa ülkeleri düzeyine getirilebilmesi için araştırma ve geliştirme çalışmalarına ağırlık verilmeli, yatırımlar artırılmalı. Yani Türkiye güneş enerjisi üretiminde daha yolun başında.

MB'den enflasyon müjdesi !

26/8/2008
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, temel enflasyon göstergelerinin son iki aydaki yavaşlama eğilimi ve petrol fiyatlarındaki iyileşmeyi göz önüne alarak, önümüzdeki dönemde enflasyonun kademeli bir düşüş eğilimine gireceği değerlendirmesinde bulundu.

Para Politikası Kurulu’nun 14 Ağustos 2008 tarihinde yaptığı toplantının özeti yayımlandı.

Kurul toplantı özetine göre, temmuz ayı itibariyle gıda ve enerji fiyatlarındaki artışların yıllık enflasyona katkısı 8,17 puana ulaştı.

Enerji fiyatları, elektrikle katı ve sıvı yakıtların fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle, temmuz ayında yüzde 5,79 oranında artarken, enerji grubundaki yıllık enflasyon yüzde 26,87’ye çıktı. Elektrik fiyat artışı temmuz ayında enflasyona yaklaşık 0,5 puan katkı yaparken, ağustos ayında, doğal gaz fiyatındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisinin yaklaşık 0,15 puan olacağı, buna karşılık petrol fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak akaryakıt fiyatlarında gözlenen indirimlerin enerji fiyat enflasyonunu kısmen sınırlayacağı öngörüldü.

Kurul, temel enflasyon göstergelerinin son iki aydaki yavaşlama eğilimini ve petrol fiyatlarındaki iyileşmeyi göz önüne alarak, önümüzdeki dönemde enflasyonun kademeli bir düşüş eğilimine gireceği değerlendirmesinde bulundu.

Yılın üçüncü çeyreğine ilişkin göstergelerden tüketici güven endekslerinde temmuz ayında sınırlı bir toparlanma gözlenirken, endeksler düşük düzeylerini korudu. Bunun yanında, reel tüketici kredisi kullanımındaki düşük oranlı artışlar temmuz ayında da sürdü. Bu çerçevede Kurul, uluslararası kredi koşullarındaki ve küresel ekonomideki sorunların toplam talebi sınırlamaya devam ettiğini vurguladı.

ENFLASYONDA KADEMELİ DÜŞÜŞ

Mayıs ayından itibaren gerçekleştirilen parasal sıkılaştırma sonrasında kısa vadeli faizlerin mevcut seviyesinin enflasyondaki düşüşü desteklediği değerlendirmesinde bulunan Kurul, yurt içi belirsizliklerin azalmasına paralel olarak orta ve uzun vadeli piyasa faizlerinin belirgin bir düşüş göstermesini önümüzdeki dönemde iç talebi destekleyecek bir gelişme olarak değerlendirdi. Kurul, kredi koşullarında önemli bir gevşeme beklenmemesi, para politikasının temkinli duruşunu devam ettirmesi ve net dış talebin katkısının azalması gibi unsurların toplam talepteki artışı sınırlayacağı tahmininde bulundu.

Petrol fiyatlarının Temmuz Enflasyon Raporu’ndaki varsayımların belirgin olarak altında seyretmesinin ve diğer emtia fiyatlarının da düşüş eğilimi göstermesinin yakın dönemde enflasyonu olumlu etkileyeceğini belirten Kurul, bu çerçevede, enflasyonun kademeli bir düşüş eğilimine gireceğini öngördü.

Gıda fiyatlarının enflasyon raporunda sunulan görünümle uyumlu bir seyir izlediği, tarımsal emtia fiyatlarındaki gevşemeye ve ithal girdi maliyetlerindeki azalmaya paralel olarak işlenmiş gıda fiyatları yıllık artış oranının kademeli olarak gerileyeceği, işlenmemiş gıda fiyatlarının ise mevcut olumlu seyrini devam ettireceği tahmin edilen Kurul toplantı özetinde, uluslararası emtia fiyatlarına dair tahmin oluşturmanın güçlüğüne dikkat çekilerek, gıda ve petrol fiyatlarına ilişkin varsayımlarda temkinli olunması gerektiği vurgulandı.

ENFLASYON BEKLENTİSİ

Enflasyonun Temmuz ayında piyasa tahminlerinin ortalamasından belirgin olarak yüksek gerçekleşmesine rağmen enflasyon beklentilerinde önemli bir bozulma olmadığına dikkat çeken Kurul, önümüzdeki dönemde, enflasyonun düşmeye başlamasıyla enflasyon beklentilerinin de kademeli olarak aşağı yönlü bir hareket sergileyeceğinin tahmin edildiğini kaydetti.

Enflasyonda beklenen düşüş eğilimine rağmen, bu düşüşün hızına ilişkin belirsizlikler bulunduğunu, uzunca bir süredir devam eden arz yönlü şokların enflasyondaki düşüşü geciktirdiği ve geriye yönelik fiyatlama davranışlarının yaygınlaşma riskini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Kurul, mevcut talep koşullarının arz şoklarının fiyatların geneline yayılmasını sınırlasa da enflasyonun düşüş hızı iktisadi birimlerin enflasyon hedeflerini ne ölçüde referans aldığına bağlı olarak değişebileceğini, dolayısıyla, önümüzdeki dönemde Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflerinin itibarının güçlendirilmesi konusuna odaklanmaya devam edeceği vurgulandı.

Uluslararası finans piyasalarındaki kırılganlıkların devam ettiği, finans piyasalarında süregelen sorunların küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü risk oluşturduğu, küresel ekonomideki belirsizliklerin sürmesinin açıklanacak verilere duyarlılığın yüksek düzeylerde seyretmesine neden olduğu belirtilen Kurul toplantı özetinde, Merkez Bankası’nın, enflasyondaki orta vadeli düşüşü tehdit etmediği ve genel fiyatlama davranışlarında bozulma eğilimini belirginleştirmediği sürece, piyasalardaki geçici dalgalanmalara sert tepki vermeyeceği kaydedildi.

“BASİRETLİ PARA POLİTİKASI GEREKLİ”

Fiyatlama davranışlarına ilişkin risklerin ve küresel belirsizliklerin devam etmesinin para politikasının temkinli olmasını gerektirdiği ve verilere duyarlılığı artırdığına işaret eden Kurul, bundan sonraki faiz kararlarının küresel piyasalardaki gelişmelere, dış talebe, maliye politikası uygulamalarına ve orta vadeli enflasyon görünümünü etkileyen diğer unsurlara bağlı olacağını belirtti.

Kurul toplantı özetinin sonuç bölümünde şu değerlendirmelere yer verildi:
“Fiyat istikrarına ulaşılabilmesi için basiretli bir para politikası gereklidir fakat bu tek başına yeterli değildir. Uygulanan maliye politikaları ve yapısal reform süreci de en az para politikası kadar önem taşımaktadır. Enflasyonun tek haneli rakamlara inmesinde maliye politikalarının katkısı büyük olmuştur. Bundan sonra da fiyat istikrarına giden yolda maliye politikalarının desteği önemli olacaktır. Özellikle mevcut konjonktürde ekonomimizin dayanıklılığını koruması için mali disiplin ve yapısal reformların devamlılığı kritik önem taşımaktadır. Bu çerçevede, Avrupa Birliğine uyum ve yakınsama sürecinin devam etmesi ve programda öngörülen yapısal reformların hayata geçirilmesi konusundaki çabaların sürekliliği önemini korumaktadır. Özellikle, mali disiplinin kalitesini artırmaya ve verimlilik artışlarının devamlılığını sağlamaya yönelik yapısal reformlar konusundaki gelişmeler gerek makro ekonomik istikrar gerekse fiyat istikrarı açısından yakından izlenmektedir.”

<_script /><_script />

İLGİNÇ FOTOĞRAFLAR...

31/5/2008

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Beş kuruş harcamadan güzelleşmenin yolları

31/5/2008

Cildimizi güzel ve sağlıklı kılabilmek için pahalı kozmetiklere ve bakım ürünlerine avuç dolusu servet harcamak gerekmez. Suyu doğru kullarak beslenin pırıl pırıl cilde sahip olun.

 

Güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak ve bunu uzun yıllar koruyabilmek her kadının hayali. Bu hayale kavuşmak için kucak dolusu para dökmeye gerek olmadığını söyleyen Dermatolog Dr. Vildan Şengöz, “Kozmetik ve bakım ürünleri kullanmadan da sağlıklı bir cilde kavuşmak mümkün” dedi.

Servet harcamanız gerekmiyor

Dünyaya gelirken sahip olduğumuz genetik özellikler her ne kadar temeli oluştursa da, güzelliğimizi devam ettirmek önemlidir. Modern yaşam bize stresi ve çevre kirlenmesini getirdiği için kendimizi bunlardan korumayı bilmemiz gerekir. Cildimiz açısından bunu yaparken pahalı kozmetiklere ve bakım ürünlerine avuç dolusu servet harcamak gerekmez. Basit alışkanlıklar edinerek cildimizi yıllarca sağlıklı ve ışıltılı koruyabiliriz.

Beslenme tarzınız önemli

Fast food tarzı, kızartılmış, doymuş yağ oranı yüksek gıdalar ve alkollü içecekleri tüketmek doğru değildir. Özellikle sardalya, alabalık ve ton balığı gibi yağlı balıkları haftada iki kez yemek doğrudur. Çok tatlı ve nişastalı besinler- beyaz ekmek, bisküvi, kremalı pasta- insülin dengesini bozup, kollojen liflerini dağınık hale getirir.

(Bugün)

Güneşe çıkmadan meyve yiyin

Güneşe karşı korunmak, dostumuz güneşten faydalanırken yanmadan bronzlaşmayı bilmek önemlidir. Özellikle öğlen saatlerinde güneşe çıkmamak, doğru güneş koruyucu kullanmak, uzun saatlerce güneşlenmek yerine; hergün yavaş yavaş güneşten faydalanmak zarar görmemizi engelleyecektir. Güneşe çıkılacağı zamanlarda bol bol renkli meyvelerden tüketmek cilde destek verir.

Egzersiz cildinizi güzelleştirir

Düzenli egzersiz yapılması sağlıklı kan dolaşımı, açık damarlar ve iyi beslenen, toksik maddelerden arınan cilt demektir. Egzersizin yirminci dakikasından sonra mutluluk hormonu endorfin salınır. Açık havada yapılan düzenli ve sürekli egzersiz, cilt renginizi güzelleştirir; cildinize parlaklık ve ışıltı kazandırır

Ayda hiç olmazsa en az bir kere kese yaptırın

Bol su içmek, sudan her şekilde faydalanmak önemlidir. 60 kilo civarında bir erişkinin yaklaşık olarak 1,5-2 litre civarında su içmesi gerekir. Su, dolaşımı destekler, alınan besinlerin özümsenmesi için gereklidir. Aynı şekilde zararlı maddelerin atılması için suya ihtiyaç vardır. Suyla yapılan terapiler bizim geleneğimizde vardır. Hamamlarda yüzyıllarca geleneksel temizlenme ve bugünün peelingi olan keselenmeyle atalarımız pırıl pırıl ciltlere sahip olmuştur. Ayda bir kese yapmak ciltteki ölü hücreleri uzaklaştırır. Cildin temizlenmesi için en doğru ve en basit yol; su kullanmaktır. Kuru ve yağlı ciltler için uygun olan sabun veya temizleyicileri suyla kullanmak en basit ve temel temizliktir. Temizlik, sağlıklı cildin en önemli gereğidir.

Sigaranın cilde düşman olduğunu unutmayın

Sigaranın ve dumanının içerdiği toksik maddeler hem bağ dokusunun bozulmasına hem de cildin rengini kaybetmesine neden olur; kırışıklık ve leke oluşumunu hızlandırır. Sigara kullanmamak ve içilen ortamlardan uzak durmak sağlıklı bir cilt için gereklidir

haber7.com

Emre Belözoğlu'nun özgeçmişindeki ayrıntı (!)

31/5/2008

Emre Belözoğlu büyük ihtimalle bu sezon F.Bahçe'de forma giyecek. Fenerbahçe'nin resmi sitesi, Emre'nin özgeçmişini yayınlarken Pele'den bahsetti, G.Saray ve UEFA'yı es geçti..

 

Ferhat Esnek'in haberi:

F.Bahçe sonunda bombayı Emre Belözoğlu ile patlattı. Kulübü Newcastle ile her konuda el sıkışılan Emre, 'Evet' derse 2008-2009 sezonunda sarı lacivertli formayı giyecek.

Fenerbahçe resmi sitesi, bu transferi 'Kulubüyle her konuda anlaşıldı' şeklinde dün gece yarısı taraftarlarına duyurdu.

Emre'nin özgeçmişinin de verildiği haberde, Türkiye'deki geçmişine, özellikle, G.Saray ile kariyerindeki şampiyonluklar ve en büyük başarısı olan UEFA Kupası'na değinilmemesi dikkat çekti.

İŞTE SİTEDE VERİLEN EMRE'NİN ÖZGEÇMİŞİ

EMRE BELÖZOĞLU KİMDİR?


 

7 Eylül 1980, İstanbul'da doğdu. Türk futbolunun son senelerde yetiştirdiği en önemli futbolculardandır. Milli Takım oyuncusu ve FA Premier League külubü Newcastle United'da orta sahada forma giyiyordu.  Mart 2004'de Emre, Pele tarafından yaşayan en büyük 125 oyuncu arasında gösterildi. 14 Haziran 2005'de Newcastle ile Inter Milan arasında yapılan anlaşmayla Inter Milan'dan  Newcastle United'e transferi gerçekleşti.

F.Bahçe'ye devre arasında gelen Maldona ise tüm ayrıntıları ile  verilmişti:

SİTEDEKİ MALDONADO TRANSFERİ DUYRUSU:

Kulübümüzün yeni transferi Claudio Andres Maldonado Rivera kulübümüz ile 1.5 yıllık sözleşme imzaladı.

KÜNYE

ADI SOYADI: Cláudio Andrés Del Transito Maldonado Rivera
DOĞUM TARİHİ: 03/01/1980, Curió (ŞİLİ)
BOYU: 1,74 m
KİLOSU: 74 Kg

OYNADIĞI KULÜPLER

Colo-Colo-ŞİLİ (1997/1999), São Paulo (2000/2003), Cruzeiro (2003/2005)

ŞAMPİYONLUKLARI

Campeonato Chileno 1998 (Colo-Colo), Campeonato Paulista 2000 (São Paulo), Torneio Rio-São Paulo 2001 (São Paulo), Super-Campeonato Paulista 2002 (São Paulo), Campeonato Brasileiro 2003 (Cruzeiro), Campeonato Mineiro 2004 (Cruzeiro), Campeonato Paulista 2006-2007 (Santos FC)

HABER 7

« Önceki ::
. .

Blogcu ile yapıldı